Bektaşilik,
Bektaşilik,
15 September 2017 ·
Türkçede günleri ve anlamlarını hemen hemen herkes bilir. Hemen hemen dedim, zira hiç sanmam ki Pazartesi'nin +ertesi genel olarak bilinsin. Gerçi o da yazıyor ortalıkta, tartışmalı da olsa. Ama vatandaş daha gayet açık yazıldığı halde Alevi'nin Ali'yi takibeden, taraftarı vb., anlamlarına geldiğini bilmiyor, bilmek istemeyenler de var elbette.
O sebeble bu iş kurcalanmaya değer görünüyor.
Burada asıl ilgi odağım şu; bu nasıl bir Türk-Oğuz-Türkmen, bin tane devlet kurmuş vs dilidir ki, kendine ait gün isimleri olmasın ?
Pazar, Persçe.
Pazartesi ise yanlış, Pazar ertesi olması lazım.
Ama yegane Türkçe kelime de bu aralarında ,gerçi o da ek olarak yer alıyor.
Erte, yarın ya da sabah anlamlarına geliyor. Ete de var, yazı tura atmak lazım galiba, ben de tam olarak işin içinden çıkamadım zira. Nişanyan anlamlar vermiş on line sözlüğünde.
Eğer sabah anlamına geliyorsa, Pazartesi o zaman Pazar sabahı olur.
Yok eğer yarın anlamına geliyorsa, buyrun burdan yakın, ''yarın Pazar'' mı olacak şimdi !
Nişanyan ''oldurdu, zamanı geldi'' gibi anlamlar da vermiş.
Ee, şimdi o zaman ''Pazar zamanı'' mı olacak !
Ya da Pazar oldu !
Geçelim.
Salı ise tam bir alem.
İraniler, Arapça alfabede ki üzeri ث üç noktalı kısa nal biçiminde ve Arapların peltek biçimde söyledikleri ( +th ) harfin sesini +s okur ve söylerler.
Salı bu harfle başlayan bir kelime ve içinde yine bu harf var. Ayrıca bir de Arapça'da üç anlamına geldiğinden ( yani üçüncü gün de oluyor) , Persçe ve Kürdi de de +S söylendiğinden, olmuş Türkçe'de de Salı, ve +S ile başlamış.
Oysa Türkler bu sesin +h sini söyleyemezler ama +T sini vallahi bir de öttürürler.
Ama nedense kendileri gibi değil, başkaları gibi söylüyorlar.
Çarşamba ve Perşembe İrani, Cuma Arabi, Cumartesi ise Pazartesi gibi tam şenlik.
Ama bu defa Arabi+Türkçe.
Artık okuyucu karar versin, Cuma sabahı mı demek, Cuma son buldu mu, Cuma yarın mı, bilinmez.
Niye ?
Çünki 'ete' kelimesi de olmalı işin içinde.
Ama yok, zira bu alfabe ve Türkçe lisan icadı işlerine bakanlar, eğer bu proje geliştirildiği ya da çok öncesinde ortalıkta Türk var idiyse,kelimeler ve anlamları için bu halk mensuplarına hiç sormamış görünüyorlar.
Doğrusunu isterseniz şu 300-500 kelimeden(!) müteşekkil Kürdi de bile kendisine ait kelimeler var.
Sadece Kurmanciyi Persçe ile kıyaslayarak vereyim:
Mesela ,
Pazar Yekşem, Persçe Yekşanbe
Pazartesi Duşem, Persçesi Duşembe
Salı Seşem, Persçesi Sehşanbe
Çarşamba Çarşem, Persçesi Çaharşambe,
Perşembe Pençşem, Persçesi Panjşambe
Cuma İni , Persçesi Adine
Cumartesi Şemi , Persçesi Şanbe
Haci Bektaş, Bawa Resul, Germiyan,
Ermeni Zerdüştiliği / Armenian Zoroastrian,
Üç yıl evvel yazmışım, iyi ki de öyle olmuş yoksa bugünlerde belki sıra gelmezdi.
Yezidilik üzerine ''Yezidizm- Its Background, Observances and Textual Tradition'' kitabına bu seneler sonra bugün tekrar bir baktım. Philip Kreyenbroek yazmış, Almanya Gottingen Üniversitesinde İranolog Prof. Kurmanci de biliyor Persçe yanında. Kitabın Yezidi inancı, ritüeller ve geleneklerine dair belirlemelerini okumakta fayda var. Elbette tüm derde deva değil ama işe yarar. Okuyucu varsa hataları kendisi bulacak. Kanaatimce bu kitabın özelliği, yazarın bazı pirlerin yardımıyla derlediği Yezidi duaları. Çok ama çok önemli. Alevilikte unutulmuş bazı temel kavramları bulmak mümkün olabilir, nitekim bir tanesini bugün tesbit ettim. Bir tane daha çok önemli olan var ama o başlı başına bir makale konusu . İnancın bilinen ve mevcut kaynaklara dayanılarak derlenebilecek serüveninde bir başlık altında tartışılmayı hakkediyor.
Aşağıya Beyta Cindi tekstinin 35 kıtasından ilkini aldım. Önce Kurmancisi, sonra da yazarın İngilizce tercümesini vereceğim. Becerdiğim kadarıyla da Türkçesini.
Burada evvela bir harf düzeltmesi yapalım. Elimde uygun alfabe yok. Dolayısıyla ben harflerin işaretlemelerini yazayım, sizler de ona göre okursunuz. İkinci sırada ve kelimesinin e si üzerinde çizgi var. Aynı zamanda xewe kelimesinin ikinci e sinde de. Üçüncü sırada ise bere 'nin ikinci e si ile sibe'nin e sinde de çizgi var :