Ermeni Zerdüştiliği / Armenian Zoroastrian,
Tuesday, 7 September 2021
Ermeni Zerdüştiliği / Armenian Zoroastrian,
Friday, 28 May 2021
Kreyenbroek'in Yezidilik Kİtabından Bir Dua ve Yezidi-Alevilik'de ''Talip'' Ne Olabilir!
Üç yıl evvel yazmışım, iyi ki de öyle olmuş yoksa bugünlerde belki sıra gelmezdi.
Yezidilik üzerine ''Yezidizm- Its Background, Observances and Textual Tradition'' kitabına bu seneler sonra bugün tekrar bir baktım. Philip Kreyenbroek yazmış, Almanya Gottingen Üniversitesinde İranolog Prof. Kurmanci de biliyor Persçe yanında. Kitabın Yezidi inancı, ritüeller ve geleneklerine dair belirlemelerini okumakta fayda var. Elbette tüm derde deva değil ama işe yarar. Okuyucu varsa hataları kendisi bulacak. Kanaatimce bu kitabın özelliği, yazarın bazı pirlerin yardımıyla derlediği Yezidi duaları. Çok ama çok önemli. Alevilikte unutulmuş bazı temel kavramları bulmak mümkün olabilir, nitekim bir tanesini bugün tesbit ettim. Bir tane daha çok önemli olan var ama o başlı başına bir makale konusu . İnancın bilinen ve mevcut kaynaklara dayanılarak derlenebilecek serüveninde bir başlık altında tartışılmayı hakkediyor.
Aşağıya Beyta Cindi tekstinin 35 kıtasından ilkini aldım. Önce Kurmancisi, sonra da yazarın İngilizce tercümesini vereceğim. Becerdiğim kadarıyla da Türkçesini.
Burada evvela bir harf düzeltmesi yapalım. Elimde uygun alfabe yok. Dolayısıyla ben harflerin işaretlemelerini yazayım, sizler de ona göre okursunuz. İkinci sırada ve kelimesinin e si üzerinde çizgi var. Aynı zamanda xewe kelimesinin ikinci e sinde de. Üçüncü sırada ise bere 'nin ikinci e si ile sibe'nin e sinde de çizgi var :
Friday, 21 May 2021
Köle Türkler ile Abbasi Halifeleri
Thursday, 20 May 2021
Moğollarin Cengiz Sonrası Iran'ı İşgal Sebebi ile Kürdler ve Luristan'da Kürd Hanedanlığı!
Moğol Mengü Khan 1251 kurultayın'da seçildikten sonra, iki küçük biraderinden Kubilay'ı Çin, Helagü'yü ise İran- yukarı Mezopotamya ve doğal sonuç, Anadolu tarafına gönderiyor.
Monday, 4 January 2021
Meleke Tawus ve Xızır ile Areman
Üzerine düşünüp taşınıp detaylı ama çok uzun olmayan bir makale yazmak lazım. Ama yine de hemen bir şeyler yazayım dedim. Zira Ali Doghan'la yaptığımız programda kısaca bazı düşüncelerimi açıkladım. Dolayısıyla en azından biraz daha derli toplu belirlemeler bulunan bir kısa yazı hazırlamak gerekti. Elbette yaptığım bu yorumların şimdilik çoğunlukla tuhaf karşılanacağını da tahmin edebiliyorum. Yani Yezidilikle ilgili son tesbiti, okuduğum ve onayladığım, üzerine biraz düşündüğüm şekli ve Re Haq'la kurduğum benzetmeye yönelik olarak.
Eğer detaylandırabilirsem zamanla, çok daha derli toplu bir makale çıkarabilirim. Amacım, konuya ilgi duyanlara yeni bir bakışı tanıtmak, üzerine tartışma açılmasına katkıda bulunmak. Gerçi daha Pir Sultan Aptal'a peygamber veya devrimci lider gözüyle bakanlardan geçilmeyen muhafazakarın muhafazakarı bir ortama farklı düşünebilmelerini sağlamak için mucize bile yetmeyebilir, onun da bilincindeyim elbette.
Daha evvel de düşünmüştüm gerçi Xızır'ın Meleke Tawus'un Re Haq karşılığı olabileceğini ama tam şekillendirememiştim ve o sırada da zaten araştırma rotamı iyice değiştirdim, okul falan derken kaldı, ta ki şu son günlere kadar.
Konuya giriş yaparsak, kısacası, galiba Re Haq, Meleke Tawus kavramını, Budist+Şii Sufilikle iyice muhabbeti arttırınca Xızır'la değiştiriyor.
Ama ortada tek bir inanç var zaten. Yani Re Haq, Yezidilikten türeme değil. Aynı kök, biri Budist+Şii+Sufi, diğeri Sünni+Sufi görüşlere giriyor zamanla. Gerçi bu anlatacaklarım sadece hipotez , yerine oturmamış ama bu minvalde bakacağım artık.
Sunday, 27 December 2020
Pir Sultan Abdal - Aptal
Pir Sultan Abdal - Aptal
Tuesday, 18 August 2020
Sabah Yoğunlaşan Sis Üzerine Kısa Notlar
Sis bu sabahla beraber palmiye dallarının üzerine doğru çökünce, balkona çıkıyorum hemen. Aslında hanım daha evvel işaret ediyor ama bu denli yoğun değildi uyardığında. Yaşadığımız şehirde pek te görmeye alışık olmadığımız böylesi bir fenomen bir anlık ta olsa, monoton rutinimize heyecanlı bir canlılık katıyor.
Irice bir kuş, ağırlığına nasıl dayandığını bir türlü kestiremediğim incelikte bir dalın üzerine sanki büzülerek tünemiş, bir yontma taş gibi hareketsiz ve donuk duruyor.
İçime çektiğim nefes sis’in serin mi serin ağırlığını taşıyor. Eşim hoşnutsuz, bense sevinçliyim tabiatın bu ilginç gösterisine.
Aklıma hemen Stephen King’in Mist romanı ve keyifle izlediğim esinlenerek çekilmiş filmi geliyor. Normal de başka birilerinin senaryosu olsa, hele o kadroyla izlemeyeceğim dizi, bu usta yazarın eseri olduğu için itiraz etmiyorum elbette.
‘’Keşke’’ diye düşünüyorum, ‘’benzeri olaylar zincirini de burada bu sis tetiklese’’, sonra da bu tuhaf temennimden ötürü kendimle dalga geçmeye başlarken, sis’in sol istikamete düşen tepe ile üzeri ve etrafına serpiştirilmiş evlerle birlikte denizin de görüntüsünü içine çekerek yayıldığını farkediyorum.
Artık palmiye dallarının gerisine düşen alanın tamamı bu beyazımsı karanlığın yörüngesine giriyor.
Bir dalın üzerinde hareketsiz ve donuk duran irice kuş’un görüntüsü de ağır ağır belirsizleşmeye başlıyor.
Sis, palmiyelerin ince uzun ve matlaşmış yeşil yapraklı dallarını da yutacak belki...Sonra da ıslak serinliğinde, beni…
Telefon etmem gerektiği aklıma geliyor, içeri giriyorum.
Bir müddet sonra da sis dağılıyor.
Tabiatın beyazımsı karanlığına son vermesiyle birlikte, o iri kuşun hareketsiz ve donuk tünediği ince dalın üzerinden hızla havalanıp gözden kaybolduğunu söylüyor eşim.